|
|
PİRAYA
Piraya belki herhangi başka bir balıktan daha fazla insan öldürmüştür. En fazla 30 santim uzunluğunda olmasına rağmen, bütün balıkların en kana susamışlarından biridir ve hiç bir yaratık onun saldırısından emin olacak derecede iri ve kuvvetli değildir. Piraya'nın kısa ve enli çeneleri, birbirinin içine giren bir sıra üçgen biçimli ve jilet keskinliğinde kuvvetli dişle silâhlıdır. Çene kasları o kadar güçlüdür ki, onlara ancak en sert Odunlarla madenler karşı koyabilir,Alelade olta kancalarını bir anda ikiye böler, insanın parmaklarım da gene göz açıp kapayana kadar koparır. Piraya her ısırışta kur banından iri bir zeytin büyüklüğünde et koparır ve bunu şimşek hızıyle bütün olarak yutar. Kan kokusu alınca çılgına döner, dört bir yöne saldırır ve bu arada kendi hemcinslerini dahi ısırır. Yiyecek olan yerlerde pirayaların sürü halinde toplaştıklan görülür. 50 kiloluk diri bir su kobayı'nın etlerini bir dakikada, 200 kiloluk bir domazunkini ise on dakikadan kısa zamanda tüketip geride iskeletini bıraktıkları görülmüştür. Bu canavarlar tarafından diri diri yenilen insanlara dair anlatılan hikâyelerin hepsi gerçektir. Piraya'lar, bulundukları bölgelerde en ziyade korku uyandıran su yaratıklarıdır. Yiyecekleri genel olarak başka balıklarsa da, memelileri, kuşları, sürüngenleri, sözün kısası kazaen veya bilerek suya giren bütün canlıları da çok kere yok ederler.Pirayalar meyva da yerler. Çok kere ucuna hamurdan köfteler takılı oltlarla yakalandıkları olmuştur. Piraya basık vücutlu balıklardandır. Buldok köpeklerlninkine benzeyen kilt bir profili vardır. Bunun üst yansı hemen hemen dikeydir, alt sene ise yüzün üst kısmından daha ileriye uzanır. Piraya'nın rengi gümüş maviyse de, anüs yüzgeci açık kırmızı renklidir, Piraya' ların üreme âdetleri hakkında pek az şey bilinir. Yapışkan yumurtalarını suya batmış bitkilerin ve köklerin üzerine yumurtladıkları veya kumlu diplerde sığ bir yuva kazdıkları söylenmektedir. Anne ve baba piraya yuvaya yaklaşan canlılara derhal saldırmaktadırlar. Pirayaların dört tehlikeli türü' vardır. Bunlar, Kuzey Arjantin ile Venezuela arasında, sularını Atlantik Okyanusuna döken Güney Amerika ırmaklarında yaşarlar. Bütün nehirlerde piraya yoksa da, Amazon, Orinoko, Paraguay, Parana ve Sao Francisco nehirleri bir, iki tür barındırırlar. Güyanlar'da, Venezuela' da, Brezilya'da, Paraguay'da, Uruguay'da ve Kuzey Arjantin'de rastlanan «Serrasalmus natterei» hepsinin en yaygınıdır. Yukarıda bu türden bahsettik. Fakat en iri tür yalnız Sao Francisco nehrinde bulunan ve en aşağı 50 santim uzunluğunda olan «Serrasalmus piraya» dır. Çeneleri turna balığı'nın, ya da alligalor'un burnu gibi uzamış olan karaksgiller de vardır. Bunun en yüksek şekli, «Gavialochorax» bilimsel adiyle tanınan Afrika'nın Kamerun ülkesindeki garip bir balıkta. Yalnız bir tek tatlı su balığı; Kuzey Amerika'nın kemikli turna balığı bu bakımdan onunla kıyaslanabilir. |
74-1401 |
| Baliklar Hakkinda Genel Bilgi |
| Baliklar Nerede Yasar |
| Baligin Vucudu |
| Baliklarin Pullari ve Renkleri |
| Baliklar Suyun Icinde Nasil Dururlar |
| Baliklar Nasil Solunurlar |
| Baligin Duygulari |
| Baliklarda Dogum ve Yavrularin Bakimi |
| Eski Caglarin Baliklari ve Gunumuzdeki Torunlari |
| Ilkel Kordalilar |
|
|
|