|
ÇALIŞKANLIK VE SABIR TİMSALİ
KARINCALAR
İRİLİĞİ, şekli ve yapı özellikleri şaşılacak derecede farklı 7 500 kadar karınca türü vardır. İçlerinde 8 milimetre uzunluğunda.olanları olduğu gibi, uzunluğu 4 santimi geçen devleri de bulunur. Çoğu ince belli, zarif yaratıklarsa da, hamam göceği gibi yassıları, kirpi gibi dikenlileri ve iplik kadar inceleri de bilinir. Bütün karıncalarda vücut, kafadan, toraks'dan, pedikül'den ve karından meydana gelir. Pedikül, öbür böceklerde bulunmayan bir kısım değildir. Karıncalarda karnın ön kısmı, iplik halini alıncaya kadar incelmiştir. Pedikül işte, karnın geri kalan kısmını toraks'la birleştiren bu kısımdır. Öyleyken, sindirim sistemi, kalp, nefes boruları ve sinir zinciri karıncanın pediküründen geçer. Karıncaların her işi gören organı: Mandibulalar kafanın önündedir. Mandibulalar, ısırmaya, çimdiklemeye, delmeye, kesmeye, koparmaya, taşımaya, zıplamaya yarar, fakat karınca yerken vazife görmez. Mandibulalar şüphesiz belli bir fonksiyona göre şekil almıştır, yaprak kesen karıncalar'da makas gibi keskin kenarlı, düşmanlarının kafataslannı delen asker karıncalar'da sivri, başka türlerde testeremsi olmuşlardır. Karıncalar, karınlarını doyurmak için, çeneleri, dilleri ve palpilerinden meydana gelmiş emici ve yalayıcı organlarından yararlanırlar. Yan gözler ile alındaki üç osel, olağanüstü gelişmiş veya ufalmış olabilir. Tamamîyle kör karıncalar bile vardır. Karıncalarda hiç eksik olmayan bir organ da duyargalardır. Hiç bir zaman fazla uzun olmamalarına rağmen, her yönde hareket edebilirler. Karıncaların koku olma duyguları ve bilmediğimiz nice hassaları duyargalarda yer almıştır. Karıncalarda ayakların, yürüme organı olmalarına ilâveten, temizleyici organ olarak da önemleri vardır. Bunun için, bileklerinin ilk bölütü ile bunun karşısındaki mahmuzun arasında çift bir fırçaları, ya da başka bir deyimle, bir tarakları ve bir fırçaları vardır. Karınca, öbür ayaklarıyle duyargalarını temizlemek için, onları, bu fırçanın arasından geçirir. Fırça ile tarağın kılları oyuk olup özel bezler tarafından yağlanmışlardır. Bütün zarkanatlılar'daki gibi karıncalarda da dört tane olan kanatlar, yalnız zifaf uçuşu esnasında erkeklerle dişilerde vardır. Bundan sonra, yeraltı barınağında böceğin hareketini güçleştirmekten işe yaramayacaklarından kopar veya kırılırlar. Karıncaların karnının arka ucunda bir kından ve dikenli neşterlerden meydana gelmiş bir iğne bulunabilir. Fakat iğne daha ilkel yapılı olabileceği gibi, hiç bulunmaması da mümkündür. Buna karşılık zehir bezi bütün karıncalarda vardır. Zehir, zerk edilemediği hallerde, düşmanı ıslatmaya, boğmaya, ya da yapıştırmaya yarar. Karıncaların iç yapısında üçlü mide dikkati çeker. İlk kısım, böceğin beslendiği sıvılar için emici pompa vazifesi gören bir ceptir. İkinci kısım, besinlerin sindirildiği asıl midedir. Üçüncü kısım, yani kursak sadece bir sıvı kabıdır. Karınca, hemşehrilerini, bu kabının muhtevasıyle damla damla besler. Ne çare ki kendisi bu besinden yararlanamaz. Meksika bal karıncaları (Myrmecocystus) gibi bazı türlerde, kursak genişleyerek karna koca bir matra görünüşü verir. Bu şekilde şişen karıncalar, karınca yuvasının bir odasının tavanına asılırlar. Bundan sonra hayattaki tek vazifeleri, şekerli sıvıları toplumları yararına depo etmektir. |